Bursa18°

Kılıçdaroğlu: 'Her türlü haksızlığa karşıyız'

02 Ekim 2018 Salı, 13:46

Siyaset

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu: 'Her türlü haksızlığa karşıyız'

"Değerli arkadaşlarım, parlamentoda yeni bir döneme başlıyoruz. Şundan herkesin emin olmasını istiyorum, nerede bir haksızlık olursa, nerede bir hukuksuzluk olursa halkın partisi olan CHPonların yanında olacaktır. Enis Berberoğlu aramızda. 464 gün haksız ve hukuksuz şekilde hapis yattı. CHP olarak her türlü haksızlığa karşıyız.

Şimdi demokrasi üzerine düşen gölgeyi kaldırmak Anayasa Mahkemesi'nin görevi. Sorun Enis Berberoğlu sorunu değildir, sorun bir demokrasi sorunudur. Sorunu bir milletvekiline indirgersek haksızlık yapmış oluruz. Hapiste çok sayıda arkadaşımız var. Ece Sevim Öztürk, 4 aydır tutuklu gazeteci. Hiçbir günahı yok. Ama içeride.

Cumartesi Annelerinin arayışlarını, haklarını, adaletlerini hep birlikte savunuyoruz. Demokrasi hepimiz için gerekli bir kavramdır. İnsanlar şiddete başvurmamak kaydıyla anayasal haklarını her zaman kullanabilir, kimseden izin almalarına gerek yoktur.

Eren Erdem niye hapiste? Hangi gerekçeyle hapiste? Neden yurt dışına kaçsın? Dokunulmazlığı olmadığı dönemde defalarca gitti geldi. Siz FETÖ'yle kol kola gezerken o sizi eleştirdi. O şimdi hapiste, ama dışarıda olanlar önemli görevlere getiriliyorlar. Bunun bizim gözümüzden kaçtığını düşünüyorlarsa yanılıyorlar.
Flormar işçileri aramızda... İşçiler ne istiyor? En somut anlamıyla anayasadaki haklarını kullanıyorlar. Sendika kurmak yasak mı? Hayır, değil. Niye sendikaya üye oldunuz diye 132 kişinin işine son verildi. Onlar suçlu konumda, ama patron suçlu değil.

Siz hak arıyorsunuz, mücadele ediyorsunuz, çalışmak sizin hakkınız ve ödeviniz. Hakkınızı yerine getiriyorsunuz. Devlet çalışmayı destekler, çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır. Anayasa söylüyor bunu. Hangisini yaptılar? Hiçbirisini yapmadılar.Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz diyor anayasa. Sizin görevlerinize bu yüzden son veriliyor. Biz sizi sonuna dek destekleyeceğiz ve desteklemeye devam edeceğiz.

3. Havaalanında şu anda hapiste olan 24 işçi var. Sendika kurmak isteyenleri işten atmayın diyorlar, servis sorunumuzu çözün diyorlar, yatakhanede tahtakurusu kanımızı emiyor bunları yok edin diyorlar, maaşlarımızı elden vermeyin diyorlar, geçmişe dönük ücretlerimizi verin diyorlar, iş cinayetlerini durdurun diyorlar, bize işçi kıyafeti verin diyorlar... Bu talepler nedeniyle 24 kişi şu an hapiste. CHP olarak hapisteki bütün işçilerimize selamlarımızı ve saygılarımızı gönderiyoruz.

İşçiler çalışmak istiyor, evlerine helal ekmek götürmek istiyorlar. Tefecilik yapmıyorlar, yolsuzluk yapmıyorlar, hukuksuzluk yapmıyorlar. Tek adam rejimi bunlara tahammül edemiyorlar. 

Cumartesi Anneleri aramızda... 1995 yılından bu yana diyorlar ki çocuklarımızın mezarı nerede? "En azından bayramlarda gidelim. Çocuklarımızın bir yeri olsun." Ne yapıyorlar? Galatasaray meydanda oturup evlerine gidiyorlar. Taşkınlık yapılıyor mu? Hayır. Cam çerçeve kırılıyor mu? Hayır. Bir anne bunları yapamaz zaten. Neden toplanıyorsunuz diye, coplar biber gazları... Böyle bir şeyi annelere reva görmek günahtır.

Dış politikada bir kural vardır. İçeride neyseniz dışarıda da onu yapacaksınız. Çifte standart yapmayacaksınız. Kudüs ABD tarafından başkent ilan edildi. Tüm Türkiye karşı çıktı. Erdoğan miting yaptı. Bunun hesabını soracağız dedi. Gitti BM'de konuştu. Ağzından Filistin ile ilgili bir söz çıktı mı? O kadar ki İsrailliler vizesiz geliyor Türkiye'ye Filistinliler vize alarak geliyor. Bunu hatırlatmayın diyorlar. Bu çifte standarda tahammül edemiyorum. Arkadaşlarıma söylüyorum. Bu iki yüzlüğü her yerde anlatın. Hayır.AKP'ye oy veren kardeşlerimin vicdanına sesleniyorum: Filistinliler böyle kalsın diyorsan oy vermeye devam et.

Ekonomik krizin içindeyiz. Şu an tam olarak yansımış değil. 16 yıl önce bir ekonomik krizle iktidar oldular. Bu sürede istedikleri kanunu çıkardılar. Yine ekonomik krizle karşı karşıyayız. Bunlar yönetimden kaynaklanıyor. Faiz yükü aldı başına gidiyor.

Ekonomik krizin sebepleri ne? Türkiye'nin yönetilmemesi. Türkiye yönetilmiyor, savruluyor. Türkiye eğer akılcı yönetilseydi, böyle bir ekonomik krizle karşı karşıya kalmazdı. Kim önlerine geldiyse borçlandılar, tefecilere teslim olan bir iktidarla karşı karşıyayız.

Tefecilerin faizi çok yüksek. Öyle bir noktaya geldik ki tefecinin faizini ödemek için de borçlanıyorlar. Geldiğimiz nokta budur. Londra'ya gidiyorlar, Berlin'e gidiyorlar ne için? Yeniden bize borç verin diye, yalvarıyorlar... Her şeyi dolara bağladılar. Bunların döneminde Türk Lirası ikinci sınıf para. Dolarla ihale yapıyorsun, dolarla kiralar belirleniyor, her şey dolarla... TL'ye döneceksen dolarla yaptığın ihaleleri TL'ye çevir, çeviremez. Birazdan anlatacağım nedenini.

İğneden ipliğe her şeye yağmur gibi zam geliyor. Beyefendi öfkeleniyor nasıl zam yaparsınız diye. Sen elektriğe nasıl zam yapıyorsun, doğalgaza nasıl zam yapıyorsun? Sorumlu arıyorlar, kim yapıyor bunları? Dış güçler. 16 yıldır memleketi dış güçler mi yönetiyor?

Krizden kim etkilenir? İşçi, emekli, memur... Bunların maaşı arttı mı? Halk Osmanlı deyimiyle avam bu krizin yükün çekecek. Hangi partiden olursa olsun yükü sizin sırtınıza yıkacaklar. Önümüzdeki günlerde tabloyu çok daha net göreceksin. Esnafı suçlayacak. Çünkü korkudan ses çıkaramıyor. Her tarafa koşturuyor. Tefeciler diyor ki biz sana güvenmiyoruz. Diyorlar ki bir danışmanlık firması gelsin 3 ayda bir denetlesin ben Türkiye devletine güvenmem ona güvenirim diyor. Gittiler McKinsey ile anlaştılar. 3 ayda bir denetleyecekler. Bu söylendiğinde bu sıradan bir sözleşme niye bu kadar gürültü çıkarıyorsunuz diyorlar.

DİĞER HABERLER